İtalya
Başkenti :
Roma
Coğrafi Konum :
Güney Avrupa’da yer alan İtalya, Tunus’un kuzeyinde Akdeniz’in içine doğru uzanan bir yarımadadır. Batıdan Fransa, kuzeyden İsviçre ve Avusturya, doğudan Slovenya ile çevrilidir. Akdeniz’de yer alan Sicilya ve Sardinya adaları, İtalya’ya aittir.
İklim :
Özellikle güneyde yazları sıcak ve kurak, kışları ise güneyde ılık kuzeyde oldukça soğuk geçer. Ülkenin orta ve güney kesimleri Akdeniz ikliminin etkisi altında iken, kuzey bölümleri sert kıtasal iklimin etkisi altındadır.
Zaman Dilimi :
GMT +1
İklim :
Özellikle güneyde yazları sıcak ve kurak, kışları ise güneyde ılık kuzeyde oldukça soğuk geçer. Ülkenin orta ve güney kesimleri Akdeniz ikliminin etkisi altında iken, kuzey bölümleri sert kıtasal iklimin etkisi altındadır.
Dil :
İtalyanca
Resmi Tatil :
- Yeni Yıl (1 Ocak),
- Epiphany (6 Ocak),
- Paskalya (Mart/Nisan),
- Kurtuluş Günü (25 Nisan),
- İşçi Bayramı (1 Mayıs),
- Cumhuriyet Bayramı (2 Haziran),
- S. Pietro e Paolo (29 Haziran, sadece Roma),
- Assumption (15 Ağustos),
- Hristiyan Festivali (1 Kasım),
- Immacolata Concezione (8 Aralık),
- Sant Ambrogio (8 Aralık, Sadece Milano),
- Noel (25 Aralık),
Genel Bilgiler :
arih, sanat, mimari, su ve tabiatı ile insanı büyüleyen nadir ülkelerden biridir. Mükemmel İtalyan mutfağını ve modanın en önemli merkezlerinden biri olan Milan’ı söylemeden geçmemek gerekiyor. Ayrıca, özgün mimarisi ve yaşam biçimiyle Roma, Venedik, Floransa, Siena, Milan ve Napoli gibi kentlerin yanı sıra Akdeniz’in berrak sularıyla bütünleşen kumdan parlak plajlar, Alp Dağları, Tuscany’de yer alan Gimignano gibi ortaçağa ait dağ köyleri ve Amalfi sahilinde yer alan Positano gibi bozulmadan kalmış balıkçı köyleri ülkeye bambaşka bir hava katar.
Roma’nın meydanları, fıskiyeleri ve Barok dönemine ait olağanüstü kiliseleri, insanı hayrette bırakan şaheserlerdir. Bu kentte bulunan ve Ortaçağ’da politik ve dini merkez olan Roman Forum, Colosseum ve 20 yüzyıllık Roma mimarisi Pantheon, bu eserlerden örneklerdir. Yüzü aşkın küçük adadan ve sayısız su kanalından oluşan Venedik kentindeki Büyük Kanal (Grand Canal)’da bir sandal gezintisi yapmadan, dünyanın opera başkentlerinden Milan’daki La Scala’ya ve Leonardo da Vinci’nin muhteşem eserlerinin sergilendiği Santa Maria delle Grazie’ye uğramadan ve Christopher Columbus’un doğduğu Genova’yı gezmeden ülkeden ayrılmamalısınız. Napoli yakınlarında yer alan Pompeii’nin volkanik dağlarının püskürtmüş olduğu lavlarla kaplı harabeleri unutmamak lazım.
Roma’da yer alan St. Peter’s, Floransa’da bulunan II Duomo ve Venedik’te yer alan St. Mark’s kiliselerinin sahip olduğu göz alıcı mimariyi mutlaka görmelisiniz.
Akdeniz’de bir ada olan Sardinya’nın Emerald Sahili (Costa Smeralda) boyunca uzanan plajlar; Avrupa’nın en güzel deniz, güneş ve kum armonisini sunar. Karla kaplı Dolomite Dağları, kış sporları tutkunları için mükemmel bir bölgedir.
İtalya’nın kuzeyinde yer alan Milan, ülkenin 20 eyaletinden biri olan Lombardia’nın başkentidir. Dünyanın en önemli finans ve ticaret merkezlerinden biri olan Milan, İtalya’nın en zengin kentidir. Tüm dünyada, İtalya’nın moda ve refah kenti olarak tanınan Milan, ülkenin başlıca sanayi merkezidir. Tekstil (özellikle ipek), araba üretimi, makine ve demir yolu araçları üretimi, kağıt endüstrisi ve kimya sanayi kentin başlıca endüstri kolları arasında yer alır.
İtalya’nın batısında Akdeniz sahilinden yaklaşık 12 km içerde bulunan Roma, İtalya’nın ve 20 bölgeden oluşan ülkenin Latium bölgesinin başkentliğini yapmaktadır. Tiber ve Aniane Nehirleri arasında yer alan kent M.Ö. 753 yıllarına dayanan tarihe sahiptir. Yedi tepe üzerine kurulmuş olan Roma sırasıyla Eski Roma, Roma Krallığı, Roma Cumhuriyeti, Papalık Yönetimi, İtalya Krallığı ve İtalya Cumhuriyeti’ne başkent ya da merkez olmuştur.
İtalya’nın kuzeyinde Adriyatik Denizi boyunca uzanan ve bataklıklı Venedik Atol Gölü üzerinde yükselen Venedik, 20 bölgeden oluşan İtalya’nın Veneto Bölgesi’nin başkentidir. Venedik Lagün’ü güneydeki Po ve kuzeydeki Piave Nehirleri arasında uzanır.
Gezilebilecek Yerler :
Kent merkezinde yer alan tarihi yapıları ve geçmişi yaşatan caddeleri hesaba katmazsak, Milan daha çok kültürel zenginliği ve sosyal yaşamıyla gündeme gelen bir kenttir diyebiliriz.
Piazza Del Duomo’da yer alan ve yapımına 1386 yılında başlanan Duomo, dünyanın en büyük kiliselerindendir. Kilise, kentte bulunan en ünlü kutsal yapıdır.
1358 ile 1368 yılları arasında yapılan Castello Sforzesco kalesi, Castello Meydanı’nda yer alır. Önemli bir kültür merkezi olan kalede 10 adet müze bulunur.
Festa del Perdono’da yer alan Antico Ospedale Maggiore, 1942 yılına kadar hastane olarak kullanılmıştır. Günümüzde Università degli Studi di Milano’ya (Milano Üniversitesi) ev sahipliği yapmaktadır.
Roma’yı nasıl tanımlarsınız sorusuna verilebilecek en güzel cevaplardan biri kentin sonsuzluktan gelip sonsuzluğa giden bir yapıya sahip olmasıdır. Oldukça verimli ve uzun bir geçmişe sahip kentin tarihi hazinesi daha çok merkezde, şehrin yüzölçümünden çok daha küçük bir alanda toplanmıştır. Kenti gezerken nereye gitmeniz ve neyi keşfetmeniz gerektiği konusunda kafanız karışabilir. Müzeler, meydanlar, bazilikalar, mabetler ve parkların yanı sıra Roma çok fazla miktarda çeşmelere sahiptir. Katoliklerin ruhani lideri Papa’nın yaşadığı Vatikan, Roma’nın sınırları içerisinde yer alır.
Vatikan’daki Piazza San Pietro Meydanı’nda bulunan San Pietro Kilisesi Papa’nın milyonlarca insanı kutsadığı yerdir. Şehre ait en güzel manzara bu kilisenin kulesinden seyredilebilir.
Campitelli’deki Piazza del Colosseo Meydanı’nda yer alan Colosseum gladyatörlerin dövüştüğü yerdir. 55.000 kişilik kapasiteye sahip mekân aslında at yarışları için yaptırılmıştır. Şehrin en heyecan verici yerlerinden biri olan bu büyüleyici mabet sizi de etkileyecektir.
Pigna’nın Piazza della Rotonda Meydanı’nda M.Ö. 27 yıllarında inşa edilmiş olan Pantheon, tanrıların mabedi olarak bilinen kutsal bir yerdir. Kentteki antik zamanlara ait en önemli yapıttır.
4. yüzyılda Literano’da kurulan San Giovanni Bazilikası, Papa’nın oturduğu yerdir ve yeryüzündeki en eski kilisedir.
Flaminio’da bulunan Moseo e Galleria Borghese Müzesi tam bir sanat cenneti olarak bilinir. Galeride zengin ve sınırsız bir koleksiyonla karşılaşırsınız. Veronese, Bellini, Giorgione gibi sanatçıların tabloları, klasik heykeller, Roma mozaikleri ve çok daha fazlası bu harikulade mekanda bulunur.
Campitelli’de bulunan Roman Forum antik Roma’nın sosyal, ekonomik ve politik merkezi olma özelliğini taşır. İmparator Severus’a ait kılıç ve Shakespeare’in oyunundan Julius Caesar’ın suikast olayının tasviri ve daha fazlasının yer aldığı bu arkeolojik yapı geçmişe birçok kapı açar.
Roma çeşmeler kentidir. Ortasında Neptune ve Tritons’un heykellerinin yer aldığı Trevi Çeşmesi kentin en büyük ve en ünlü çeşmesidir.
Trastevere Palazzi, Pincio Tepesi (şehirden en güzel manzaralar), Domus Aurea di Nerone (saray), Castle Sant’Angle (kale), Capuchin Mezarlığı ve daha fazlasını Roma’da bulabilirsiniz.
Bünyesinde barındırdığı görkemli tarihi abidelerin yanı sıra Venedik su kanalları ve dar sokaklarıyla tanınan ünlü bir Avrupa kentidir. Şehir yaklaşık 150 kanalla birbirine bağlı 122 adacıktan meydana gelen bir takımada üzerine kurulmuştur. 400 köprünün bir bütün haline getirdiği kentte bulunan su kanalları, şehrin dar sokaklarıyla beraber temel ulaşım ağını meydana getirir. 19. yüzyılda kurulan demiryolu ve 20. yüzyılda inşa edilen karayolu, adalar topluluğu bu kenti karaya bağlar. Gondollarla (traghetti) kenti gezmek, motorlu su otobüsleriyle (vaporetti) şehir merkezinden kente ait adalara yolculuk yapmak ve Brand Kanalı’nı köprülerin yerine feribotlarla karşıdan karşıya geçmek şehrin ziyaretçilerine büyük bir keyif yaşatır.
San Polo, San Marco’da bulunan Ponte di Rialto Grand Kanalı üzerine kurulmuş ilk köprüdür. Rialto Venedik’in ticaret merkezidir. Köprünün üzerinde her zaman buradaki sebze ve meyve pazarlarına yönelmiş büyük bir kalabalık görülür.
Cannaregio’da yer alan 15. yüzyıl gotik yapıtlarından Ca’ d’Oro harikulade bir tarihi eserdir. Bu benzersiz sanat galerisinde çoğunlukla 15. ve 16. yüzyıla ait değerli parçalardan oluşan zengin bir koleksiyon mevcuttur. Özellikle Grand Kanal’a bakan balkonlardan görülebilen muhteşem şehir manzaraları büyüleyicidir.
9. yüzyılda kurulan San Marco’daki Palazzo Ducale (Doge’s Sarayı) Venedik Cumhuriyeti yönetiminin merkezi olmuş muhteşem bir kaledir. Bu Venedik Gotik yapıtı Duke’ün kaldığı mekân olmuştur.
Kentin güneyinde yer alan Pellestrina Adası küçük bir Venedik gibidir. Sessiz, sakin, huzurlu ve hatta rüya gibi bir yürüyüş isterseniz buraya uğrayabilirisiniz.
San Marco’da yerini almış olan St Mark’s Square (park) Venedik’in en egzotik ve en ihtişamlı yerlerinden biridir. İnsanlar her yıl karnavalı andıran ambiyansını yaşamak için bu ünlü parka akın ederler.
Şehirdeki diğer yapıtlar, Frari Bazilikası, St Mark Basilica, Peggy Guggenheim Collection, Correr Museum, Torcello da büyük keyifle gezebileceğiniz yerlerdir.
Kültür Eğlence :
Dünya modasının kalbi olarak tanınan Milan, aynı zamanda dünya kültürünü besleyen en önemli şehirlerden biridir. Sayısız kültür merkezi, galeri, sergi ve kütüphane, kent kültürünün hayat bulduğu yerlerdir.
Tiyatro, müzik ve sinema, kentin modern kültürünü oluşturan önemli unsurlardandır. Milan aynı zamanda dünyanın en önemli opera ve bale merkezlerinden biridir.
Kent merkezinde yer alan Padiglione d’Arte Contemporanea, benzerine az rastlanır sanat galerilerinden biridir. Burası, deneme çalışmalarından oluşan mükemmel bir koleksiyona sahiptir.
Klasik müzik ve özellikle opera, rock, caz ve pop kentin müzik kültürünün vazgeçilmezleridir.
Milan, çok sayıda tiyatro ve sahne sanatları merkezine sahip olmasıyla övünen kenttir. Teatro all Scalla (La Scala), dünyanın en iyi ve en ünlü opera ve bale evlerindendir. La Scala Tiyatrosu kentte klasik balenin merkezidir. Bu tiyatro ayrıca Mayıs aylarında düzenlenen Milan Kısa Film Festivali’ne ev sahipliği yapar.
Milan’da çok sayıda festival gerçekleşir. Haziran aylarında düzenlenen “The Festa del Naviglio”, danslı, müzikli eğlenceleri ve yemekleriyle ünlü bir festivaldir. 7 Aralık’ta düzenlenen “The Festa di Sant’Ambrogio”, kentin en önemli bayram günüdür. Dini kutlamalardan eğlence partilerine farklı farklı aktivitelerin gerçekleştiği bu bayram, kent yaşamında özel bir yere sahiptir.
Roma kozmopolit diyebileceğiniz kentlerin en kozmopolit olanıdır. Roma’da geçireceğiniz her an yepyeni bir kültürle tanışırsınız. Sanat, heykelcilik, müzik, tarih, edebiyat, felsefe ve psikolojiye dair ne varsa kentte bulmanız mümkündür.
Çok sayıda opera, senfoni, canlı müzik show, komedi, dans ve mizah tiyatrosu şehirde sanatseverlerle buluşur. Kenti ziyaret ettiğinizde her seviyede eğitim kurumları ve çok sayıda kütüphaneyle karşılaşırsınız.
Çok sayıda festivale ev sahipliği yapan galeriler ve birçok sinema kentin kültürel değerini artırır. Olimpik Stad’ın yanı başındaki Cineporto Sineması kentin en ünlü sinemasıdır.
Yemek :
İtalya’da bulunan restoranlar, lokantalar geleneksel ve yöresel mutfak kültürüyle her damak tadına uygun alternatifler sunar. Özellikle, Italyan mutfağına özgü deniz ürünlerinden tatlar, Italyan usülü tavuklu ve peynirli pilav (risotto), vejetaryenlere özel lezzetler ve Italyan pizzası kentte yer alan sayısız restoranda yoğun bir şekilde bulacağınız alternaiflerdendir.
Aile restoranlarından, pizza lokantalarına kentin dört bir yanına yayılmış restoranlarda yerel ve uluslararası her türlü yiyecek ve içeceği bulmak mümkündür.
Tereyağı, peynir, süt ve süt ürünleri, kent mutfağının başlıca malzemeleridir. Gorgonzola (yumuşak peynir), İtalyan mutfak kültürüne has bir peynir çeşididir. Milan pirzolası, saffron risotto (İtalyan usulü tavuklu ve peynirli pilav), cassoeula (lahana ve domates sosu ile ikram edilen haşlanmış et ve sosis) ve panettone (kuru üzüm ve anasonlu bir tür tatlı ekmek) kent mutfağının başlıca lezzetleridir.
Venedik, tarih boyunca deniz ürünleriyle yapılan aklınıza gelebilecek her türlü yemeğin ana vatanı olmuştur. Deniz ürünleri alternatiflerindeki zenginliğe şaşıracaksınız. Çünkü şehirdeki bütün restoran ve lokantalarda deniz ürünlerine dayalı menülerden başka bir şey bulmanız pek mümkün değildir. Ancak söz konusu yemekler oldukça çeşitli ve en iyi kalitededir.
Eğer kentte bulunan klasik restoranlardan birini tercih ediyorsanız, St. Mark Meydan’nın bulunduğu alana veya San Marco semtine uğramalısınız. Dorsoduro, çeşitli restoranlarıyla ön plana çıkan kentin en iyi bölümlerindendir.